

Kur’an’da Miras, Vasiyetten Sonradır.
Alternatif başlıklar:
Kuran’a göre miras paylaşımı, ancak ölen kişinin borçları ödendikten ve vasiyeti yerine getirildikten sonra arta kalan mal üzerinden yapılır.
Kur’an’daki miras konusunda çok önemli, ama ne yazık ki göz ardı edilen bir husus vardır: Miras konusunda esas olan, farz olan önce vasiyetin uygulanmasıdır. Bu hususu şu ayetlerde görmek mümkündür:
“… (Bütün bu hükümler ölenin) vasiyeti yerine getirildikten veya borcunun ödenmesinden sonradır…” (Nisa [4] 11).
“…Bu, vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonradır…” (Nisa [4] 12).
Ayetlerden de görüldüğü gibi vasiyet hakkı, mirastaki paylaşım oranlarının mutlak olmadığını göstermektedir. Eğer paylaşımı belirleyen “erkeğe iki, kadına bir” gibi oranlar mutlak olsaydı, kişiye istediği şekilde vasiyet etme hakkı verilmezdi.
Kur’an’a göre mal-mülk sahiplerinin vasiyet etmeleri farzdır (Bakara [2] 180-182; Maide [5] 106. Nisa [4] 11 ve 12’de miras paylaşımının vasiyetten ve borçtan sonra olması gerektiği ifadesi, dolaylı olarak da vasiyet etmenin şart olduğunu ortaya koymaktadır). Vasiyette ise ayetlerde yer alan paylaşım oranlarına uyma zorunluluğu yoktur. Miras bırakan kimse eğer vasiyette bulunmamışsa ve borcu da yoksa, ancak o zaman miras paylaşımı ayetlerdeki oranlara göre yapılır (Erhan Aktaş, Kadının Kendisi Olması, 140).
Kur’an miras paylarında asgari hadleri belirlemiş, daha fazlasını ise yasaklamamıştır. Kız çocuğuna en az verilecek pay oranı garanti altına alınmış, bunun daha üstündeki bir paylaşım kişinin şahsına bırakılmıştır (Dilek Ahi, Hukukçu: Görüş 2026):
“Anne, baba ve yakın akrabanın bıraktıklarından; erkeklere, anne ve baba ile yakın akrabanın bıraktıklarından; kadınlara, az olsun çok olsun farz olarak bir pay vardır.” (Nisa [4] 7).
Kadın veya erkek sahip olduğu mal-mülkü (Nisa [4] 32) vasiyet ile dilerlerse çocukları arasında eşit paylaştırabilir veya kızlarına erkek çocuklarının iki misli, üç misli veya daha fazlasını verebilir. Veyahut dilerlerse mal-mülklerini çocukları yerine hayır kurumlarına veya yardıma muhtaç kimselere bırakabilir.
Bir kişi öldüğü zaman borçları ödenir, ardından vasiyeti uygulanır. Vasiyet uygulanıp borçlar ödendikten sonra arta kalan mallarda paylaşım oranları geçerli olur. Yani Kur’an’daki miras palaşımları vasiyet ve borçlardan arta kalan mal-mülk içindir.
Bu vesileyle şunu da belirtmekte fayda vardır: Miras konusunda “erkeğe iki, kadına bir” mutlak oran payı her zaman geçerli değildir. Vasiyet ve borçtan sonra kalan miras paylaşımında örneğin anne babanın payı eşit yani 1/6’dır. Tek kız mirasçı varsa yarısı onundur (Nisa [4] 11). Oranlar durumlara göre değişmektedir. Bu paylaşmadaki farkın gerekçesi cinsiyet değil toplumsal işlevsellik, toplumsal rollerdir.
Sonuç olarak Kur’an’daki miras paylaşımında terekede önce vasiyet ve borcun ödenmesi esastır. Mal-mülk sahibi vasiyetini dilediği şekilde oluşturabilir. Kur’an’daki paylaşımlar ancak vasiyet yoksa veya vasiyet ve borçtan arta kalan mal-mülk varsa geçerlidir. Kur’an’daki paylaşımlarda da oran kadın için mutlak olarak “erkeğe iki, kadına bir” değildir, değişkendir.
.
Not: Kur’an’daki miras paylaşımında hata olduğu şeklindeki iddia başka bir araştırmanın konusudur.
.
Faydalanılan Eserler:
Erhan Aktaş, Kadının Kendisi Olması, 2.bsk., Ankara 2020, s. 137-141.
Kur’an Araştırmaları Grubu, Uydurulan Din ve Kur’an’daki Din, İstanbul Yay., İstanbul 2006, 248’den naklen: İbrahim Sarmış, Rivayet Kültürü ve Olumsuz Kadın Algısı, s. 143.
Mehmet Hayri Kırbaşoğlu, “Kadın Konusunda Kur’an’a Yöneltilen Başlıca Eleştiriler,” İslâmî Araştırmalar Derg., cilt: V, sayı: 4, Ekim 1991, s. 277.
.
.
Soru: Kuran’da miras paylaşımı ne zaman yapılır?
Cevap: Vasiyet uygulandıktan ve borç ödendikten sonra.